Arkası Yarın 2 90'lık Bir Kaset


Yıllar öncesine bir hatırama götüreceğim şimdi sizleri. Senelerdir aile içinde anlatılan ve benim çocukluğumdan kalan başka tatlı bir anım.

Babam minibüs şoförü ama işini gerçekten seven bir şoför. Eskiden buyana hep şaşırmışımdır babama. Arada beraber yola çıktığımızda olmuştur o minibüse binince sanki farklı biri oluyor babam. Müşterilerine evde bize davrandığından daha kibar daha yumuşak ve daha güler yüzlü davranır. Bunu ilk defa burada söylüyorum, artık babamda okuyunca öğrenmiş olur bu durumu hep kıskanmışımdır. 


Babam ayrıca müşterilerine hep güncel şarkılar ne varsa onları dinletmek için gün boyu radyo dinler orada beğendiklerini not eder o şarkıları doldurur ve dinletir. Şu anda hala böyle bundan senelerce öncede böyleymiş. Bu titizlikle işini yapmasına hep hayran olmuşumdur.

Tabi bundan 17 yıl önce şimdiki gibi USB bellekler yok 60 lık 90 lık kasetler doldurulurdu. Evde böyle doldurulmuş 10 larca kaset hala duruyordur.

O zamanlar kaset nasıl doldurulur ondan da bahsedeyim size. 90 lık bir kaset süresine de göre yaklaşık 15 20 tane şarkı alır ve siz bir liste yapar şarkının adını, şarkıcının adını yazar kaset dolduracak olan kişiye verir onlarda verdiğiniz sıraya göre doldururlardı.

Yine babamın böyle bir kaset doldurma dönemlerinden biri yine şarkılar yazılıyor şarkıcı isimleri yazılıyor liste oluşturulmaya başlamış.

Hayal meyal şu kısmı kendimde hatırlıyorum. Bir gün babam eve geldi o zamanlar Candan Erçetin'in favori şarkısı Yalan'ı mırıldanıyor. Bu şarkıyı kim söylüyor ya bir denk gelmedi radyoda bugün kim bu kadın diye konuşurken şarkı hafızamda kalmış. 



İşte Yaaalaann başkasııı yalaaan, dünyada ölümden başkası yalan. 

Ertesi gün oluyor bu kısımlarıda kendim net bir şekilde hatırlıyorum.

Daha o zamanlardan belliymiş müziğe karşı ilgim. Radyo açık müzik çalıyor ve babamın bu mırıldandığı şarkının sözlerini duydum Candan Erçetin Yaaaalaan deyince evet işte tam zamanı şimdi kadının adını söyler bende hemen babama gider söylerim diye heyecanlı heyecanlı şarkıyı dinlemeye başladım.

Tabi o zamanlar şimdiki gibi değil radyolar şarkı başına reklam koyulur şarkı sonuna şarkı ortasına zırt pırt her yere reklam girebilirdi. Tam böyle şarkı biterken ses hafiften düşmeye başlamışken şöyle bir reklam girdi. Tabi o zaman ben onun reklam olduğunu anlamamışım. Çetin Ticaret diye giren bir reklam. Anaam ismi duydum kadının ismi sandım havalara uçtum nasıl heyecanla koşturarak gitmişim babamların yanına. 6 yaşında ufak bir çocuk ve heyecanını hayal edebilirsiniz.

Ben: Baba baba buldum.



Babam: Neyi buldun oğlum.




Ben: Dün mırıldandığın şarkı vardı ya.



Babam: Eeee ne olmuş ona.

Ben: O şarkıyı kimin söylediğini buldum.

Babam: Nerde duydun oğlum.

Ben: Radyoda baba çalıyordu az önce ismini de söyledi.



Babam: Neymiş oğlum ismi.



İşte hayatım boyunca anlatmaya hep devam edeceğim ve gülerek yad edeceğimiz o tarihi cevap

Ben: Çetin Ticaretmiş baba. (:D :D :D)

Bütün aile benim bu tarihi cevabımdan sonra yerlerde. Ben tabi anlam verememişimdir niye gülüyorlar diye. Sonra babam küçük oğluna olayı anlatmaya çalıştı.

Babam: Oğlum hiç kadının ismi Çetin Ticaret olur mu?

Ben: Valla baba sonda söyledi Çetin Ticaret dedi.

Babam: O reklamdır oğlum kadının ismi değildir derken büyük bir ihtimal istediğim sonuca ulaşamamış olduğum için boynumu bükmüşümdür. 

Hayatım boyuncada hep böyleydi yaptığım şeyler doğru sonuç vermedimi vurdumduymaz davranamazdım ilk üzüntüsünü yaşardım.



Ne güzelmiş çocukluk ne güzel anılar. Şimdi böyle ufak tefek hatalar yapınca ne yazık ki o zamanki gibi hoş görülüp gülünüp geçilmiyor. Özlemiyorum değil çocukluğumu heyecanlı heyecanlı her şeyi kurcalayışlarımı bozmalarımı öğrenmeye çalışmalarımı. 

Sizlerle de bir arkası yarın kuşağında tatlı bir anımı daha paylaşmış oldum. Bir daha ki arkası yarın hangi yarına kalır bilmiyorum ama anılarımı yazmak çok güzelmiş hep yaşayacak olmalarını bilmek bana dahada güç verdi. Okuyup heyecanıma ortak olduğunuz için sevgiler saygılar efendim. Vesselam.

Murat Bilginer





Yorumlar