30 Mayıs 2014 Cuma

20 Endüstri Mühendisliği Ve Şu


Tabi başlığa bakınca bu da ne ki demiş olabilirsiniz nasıl cins bir başlık öyle, aslında sırf başlığı görüp ne saçmaladığını merak edip geldim diyenlerden biride olabilirsiniz.

Beraber bakalım o zaman ben ne saçmalamışım bu yazımda.

Endüstri Mühendisliği biraz garip bir meslek. Dışardan bakıldığında tam bir çorba gibi bile görünüyor olabilir. Hatta iş mesleğimizi savunmaya geldiğinde bu çorba gibi görünen şeye önce sahipleniriz sonra savunmasını yaparız. Biz Endüstri Mühendisleri var ya Programlama biliriz, Ergonomi biliriz, İstatistik, Fizyoloji biliriz tıp fakültesine gidip dersini gördük hey gidi sen ne sanıyon, sonra makine elemanları, üretim yöntemleri biliriz. Yani sen sadece Endüstri Mühendisi gözü ile bakıyorsun ama ben hem bilgisayar, hem makine hem tıp, hem vesair dallardaki bütün elemanların yerine alabilirim.

Gerçekçi olmakta fayda var nereye onların yerini alabiliriz ki. Yarım dönem gördüğümüz fizyoloji ile tıpçı yarım dönem gördüğümüz programlama ile bilgisayar mühendisi yarımşar dönem görülen üretim yöntemleri makine elemanları gibi dersler ile de ne yazık ki bizden makine mühendisi de olmaz.

Ama daha belki bölüm seçimi yaparken Endüstri Mühendisliği ile ilgili tüm herkesin kafasına yerleştirilen olgu bu benim de böyleydi. Havalıda geliyordu tabi. Düşünsenize tüm mühendislerin vazifeleri sizin bünyenizde bulunmakta. İnsan düşününce iş derdim de olmaz gibi geliyor. Bilgisayar olmadı mı makine var o damı olmadı fizyoloji biliyom ben tıp sektörüne el atarım, anlıcan ben işsiz kalmam.

Keşke bir de Endüstri Mühendisi olarak çalışabileceğini düşünseydin. Sonra Endüstri Mühendisliği niye istediğimiz konumda değil neden hala insanlara Endüstri Mühendisliği okuyom ben deyince Endüstri Mühendisliği ne ki, ne olacaksın sen büyüyünce soruları ile karşılaşıyoruz diye dert yanıyoruz. Bölümümüzü başka bölümlerle anlatmaya çalışınca bu çok normal gibi duruyor.

Oysa ki benimsemem gereken şeyin şu olduğunu fark ettim. Ben Endüstri Mühendisiyim ve başka bölümler için ve firmalar için joker eleman değilim arkadaş. Bir firma beni işe alırsa kazanır. Yaa bu makine mühendisi ile anlaşamadık yerine şu Endüstri Görünümlü makineciyi işe alayım derse değil.

Ben Endüstri Mühendisiyim ve işim iyileştirme. Eğer firma olarak daha fazla kar etmek, işlerin optimum düzeyde iyi gitmesini istiyorsan beni Endüstri Mühendisi olarak işe almak zorundasın. Heee derseler ki sana mı kaldık, keyifleri bilir. Firmanın bundan sonraki hayatında firmaya başarılar dileriz. Bize ölüp biten çok. Asıl biz size mi kaldık deriz onlara. :D

Hayatın özüne bakarsak her şey bir sonraki güne daha iyileştirilmiş ve geliştirilmiş olarak gitme hevesinde kimse bir gün sonra dünkünden daha kötü olmalıyım hevesiyle yanıp tutuşmaz.

Ve olaya Efendimiz (S.A.V) in bir hadisi ile açıklık getireyim. Buyuruyorlar ki “İki günü birbirine eşit olan ziyandadır, aldanmıştır” (el-’Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, II, 323O) Bu hadis pek çok yönden incelenebilir Efendimiz bu hadislerinde her türlü başarı, gelişme ve ilerlemenin zamanı en iyi, plânlı bir şekilde kullanmadan geçtiğini ifade ettiği gibi bizim şu anda bakmamız gereken açı ise bir günümüzün diğer günden gelişim bakımında geri kalmamak zorunda olduğudur.

O zaman, hayatın özü iyileşme ve gelişme ise ve benim mesleğim en genel anlamda diyorum bunu iyileştirme ve geliştirme ise o zaman göğsümü gere gere ben Endüstri Mühendisiyim arkadaş joker eleman değilim derim.

Daha önceden yazılmış yazılar ve kendi yazılarım dahil hep Endüstri Mühendisliği içinde hayatı aramaya çalışmışız. Mesela son yazım Endüstri Mühendisliği ve Algoritmik Zeka vesair buna benzer diğer başlıklı yazılar.

Ama gördüm ki biz zaten hayatın mühendislik dalıyız. Endüstri Mühendisliği içinde hayatı değil de, hayatın içinde Endüstri Mühendisliğini sorgulamak doğru bir adım olacakmış gibi geliyor.

Murat Bilginer








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder