Ana içeriğe atla

1 Başlangıç



Ne oluyor burada diyen arkadaşıma küçük bir açıklama yapayım. Beni tanımıyorsanız, öncelikle en önemli özelliğimden bahsedeyim. Tam bir yazılım ve teknoloji tutkunuyum diyebilirim. Neden yazılım, neden teknoloji sorusunun cevabı bu yazımda değil, başka bir yazımda vermeyi düşünüyorum.


Bir gün yine oturmuş program yazıyorum. Bir arkadaşımdan bir mesaj geldi. Programı yazmayı bıraktım, malum sosyal ağdan sohbet etmeye başladık. Karşı taraftaki arkadaşım biraz heyecanlı, yaa hacı hiçbir şey yapmıyoruz boş boş oturuyoruz dedi. Dedim kendi adına konuş ben program yazıyorum valla. Neyse hacı bak var ya dedi iş başvurularında, blog siten olmasının sana büyük artıları oluyormuş dedi. Boş boş oturacağımıza açsak ya bir blog sayfası dedi. Düşündüm güzel fikir hacı dedim. Yaparız biz bu işi…

Sanki birinden böyle bir şey mi bekliyormuşsam ne artık. Fikri aldığıma göre daha da sohbet etmeye gerek yoktu. Hadi benim işim var dedim ve sohbetten çıktım :D :D Direk blog sitemi kurma adına planlar yapmaya başladım ne olabilir ki benim blog sayfamda diye düşünmeye başladım. Başta da dediğim gibi ne olacağı belliydi yazılım, teknoloji, bilim ve endüstri mühendisliği okuduğum için, bir de endüstri mühendisliği bölümünü koydum ve blog sayfamın tasarımını falan yaptım yayına soktum.

Bu arada ne düşünüyorum, kendi kendime diyorum ki ya sadece sınıf arkadaşlarım baksa yayınladıklarımdan onlar faydalansa yeter bana, bir bloğumda var artık ben yavaş yavaş doldururum burayı. 3 yıl sonra artık bir iş görüşmesine gittiğimde iş veren beyin heee senin bloğun varmış tamam işe alındın demesini falan hayal ediyorum :P :D. Yani blogdan öyle pekte bir beklentim yoktu yani anlayacağınız.:P

3 hafta normal beklediğim takipçi kitlesi ile devam ettiğimi düşünüyorum. Çünkü 3 haftada anca 500 takipçim olmuştu ve buda ortalama günlük 23 ziyaretçiye falan denk geliyordu. Düşünün yani koskoca 21 gün geçmiş ve sadece 500 kişi ziyaret etmiş blogu. Hayal kırıklığı demi. İşte orası öyle değildi. Daha öncede bir blog sayfam vardı. Benim berbat yönetimim ve daha fazla ziyaret edilsin adına ilerisini düşünmeden attığım adımlar yüzünden hem ben yaptığım o işten zevk almamaya başlamıştım hem de kısa bir süre sonrada blogum ban yedi(engellendi) zaten. Bu sefer o yaptığım hataları yapmamaya kararlıydım. Yapmadım galiba. Ben normal yayınlarıma devam ettim öyle atraksiyonlu işlere girişmeden. Sonra bir gece bir şey oldu. Bu olay dönüm noktasıdır. Anlatmak istiyorum.

Sayfa 500 e doğru gidiyor ben heyecanlıyım tabi. 490 oldu aynı zaman da durumu twitterdan da yazıyordum. Orada yazmayı ayrı bir severim. Neyse 1 saat falan geçti anca 496 olabildik. Heyecanlıyım bunu da twitterdan yazmak geldi içimden. Bunu da yazınca sitemizin de yazarlarından olan arkadaşım İrem hayırdır 500. ye Ödül mü var deyince. Dedim yok ama sen siteye gir 500 ü görürsen sen istediğini iste, yapmaya çalışırım dedim. Bir dakika sonra bir mesaj İrem’den 500 benim şeklinde. Şanslıydı. O mu şanslıydı ben mi orasına okuyunca karar verin. İrem ne istiyorsun bakalım hediye olarak dedim. 

Bilgisayarıma bir format atmanı istiyorum dedi. Tabi ki kabul ettim. O anda bir şey çaktı beynimde. Bu olayı facebook ta duyursak ya dedim kendi kendime. İrem arkadaşımında müsaadesini alarak facebook ta bir yazı yayınladım. İşte orda bir şey oldu zannedersem arkadaşlar ne oluyor burada diye merak edip bloğuma girmeye başladılar. Bir anda o günün ziyaretçi sayısı 80 leri falan buldu.


Daha sonrası ise 3 haftada 500 4. Hafta bitmeden 1000 ve şu anda 6. Hafta bitmek üzere 3000 kişiye ulaştık. Şimdi biraz ilgi olunca hemen insanın kafasında farklı farklı fikirler dönmeye başlıyor. Yine böyle bir gün oturmuş düşünürken aklıma anlatacaklarım var adını verdiğim bölüm geldi. Olur, mu olmaz mı diye düşünmeye başladım. Bazı arkadaşlarıma teklif götürdüm bazı arkadaşlarım kendileri yazmak istediler. Ve bölümün yolculuğu böyle başladı.

Yazar arkadaşlarımdan kısaca bahsedeyim.
İrem Çelik kendisi benim üniversitedeki sınıf arkadaşımdır. Kendi ağzından duyduğum bir şeyi yazmak istiyorum öyle çok kitap falan okumam ama inanılmaz bir hayal gücüm vardır dedi. Çok yakında nasıl bir hayal gücüne sahip olduğunu sizlerde göreceksiniz. Bu blogda olmasını düşündüğüm bir kişiydi ve kabul de etti. Masal tadında yazılarıyla sizlerle olacak.

Selin Bolaman kedisi benim liseden sınıf arkadaşım, dostum. İnanılmaz bir kişidir kendisi. Fikirlerine ve düşüncelerine inanılmaz saygı duyarım. Zaten yazdıklarını okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız. Kendisinin ve okuduğum kadarıyla yazılarının inanılmaz bir özgüveni vardır. Yazdığı şey belki kendisine göre öyle olsa bile size bunun gerçekten böyle olduğuna inandıracak bir kaleme sahiptir.

Tuğçe Coşar kendisi liseden sınıf arkadaşım. Ben onu gülen, hep gülen yüzüyle tanıdım. Ve hala öyle hatırlıyorum. Yaşam ve enerji dolu arkadaşım kendi enerjisini ve yüzündeki gülümsemeyi yazılarıyla sizlere de hissettirecek bundan eminim.

Sinan Taplı kendisi liseden resim hocamdır. Hocam hakkında bir şey yazmak bana düşmez ama geçmişten biraz bahsedebilirim. Lise 2. Sınıfta basket oynarken talihsiz bir sakatlık geçirdim ve bir daha beden eğitimi derslerine çıkma ihtimalim olmadı. Böyle olunca bende sınıfta aynı anda işlenen resim derslerine katılmaya başladım. Resim konusunda el becerim yok denecek düzeydedir ama hocam yılmadan benimle ilgilenmiştir. Belki o zamanlar teşekkür edememişimdir bu vesileyle hocama da tekrar teşekkür edeyim. Hocam bizlere kendi uzmanlık alanı olan resim konusundaki bilgi ve birikimini aktaracak.

Resim demişken Selin arkadaşımdan bir daha bahsetmeliyim sanki. Dersteki en büyük destekçi arkadaşımdı. Kalemi olduğu kadar fırçası da iyidir.

Murat Gökduman kendisi benim üniversiteden sınıf arkadaşımdır. Ama ne yazık ki bölüm değişikliği yapıp Rusyalara gitmiştir. Kendisinde en belirgin gördüğüm özelliği ise muhalif kişiliğidir. Yazılarında da bunu göreceğiz diye umut ediyorum. Ve bizlere umarım rusyadan da bahseder. Yani eğitim sisteminden falan :D

Yaşar İslam işte asıl hikaye bu adamla başlıyor diyebilirim. Kendisi üniversite hazırlıktan sınıf arkadaşımdır. İşte hikaye öyle orda başladıydı. Hikaye nedir çok uzun sürer onu yazmayacağım. Yaşar her yaptığım işte ve yapmadığım işlerde bile yanımda olan can dostumdur hatta kardeşimdir diyebilirim. Şimdi hemen aklına dostuna tabi yazarlık verecek torpilli arkadaş işte diye bir şey geçirdiysen. Lütfen yapmayalım böyle şeyler. Emin olun ondan değil geleceğin DBA(Database Adminastrator) adayı bu arkadaşım Oracle yazacağı için kabul edildi. Yoksa nereye yani :D

Şimdi dikkatli okuyucunun aklında bir soru var blog fikrini veren arkadaşın ne yapıyor ki. Onu da söyleyeyim. Şu anda sefalet içinde süründüğünü söyledi dostlarım :D :D O kişide Yaşar İslam dır. Dedim ya hikaye bu adamla başladı diye…

Gördüğünüz gibi yazar arkadaşlarım çok değer verdiğim saygı duyduğum bir birinden güzel dostlarım hepsi. Tekrar beni bu yolda yalnız bırakmadıkları için hepsine sonsuz saygı ve şükranlarımı sunuyorum.

Kısacası bizim uzman olduğumuz dallar hakkında ve hayatla ilgili sizlere anlatacaklarımız var diyorum.

Blog sayfamı takip eden siz ziyaretçilerime de çok teşekkür ediyorum.  En faydalı en sağlam paylaşımlarla sizlerle beraber olmak dileğiyle…


Murat Bilginer











Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Matlab Programlama Soru Çözümü

26 Matlab Soru Çözümleri 26
25 Matlab Soru Çözümleri 25
24 Matlab Soru Çözümleri 24
23 Matlab Soru Çözümleri 23

Matlab Programlama 18 Matlab de Rand Fonksiyonu Kullanımı

Merhabalar herkese. Yeni ve belkide programlamada kullanım alanları ve yaptırabildiği uygulamalar dolayısıyla programlamanın önemli konularından olan rastgele sayı üretmeye yardımcı olan  rand fonksiyonundan bahsetmeye çalışacağım bu yazımda sizlere.
Bismillah diyelim ve başlayalım.
Her programlama dilinde olduğu gibi Matlabde de rastgele sayı üretmeye sağlayan bir fonksiyonumuz bir metodumuz mevcuttur.
Temel kullanımı rand(n,m) şeklindedir. Bu ifade şunu yapar n satırlı ve m sütunlu bir matrisi 0 ile 1 arasında rastgele gelen ondalık sayılar ile doldurur.

Matlab Programlama Konu Anlatımı

18 Matlab Programlama 18 Matlab de Rand Fonksiyonu KullanımıMerhabalar herkese. Yeni ve belkide programlamada kullanım alanları ve yaptırabildiği uygulamalar dolayısıyla programlamanın önemli konularından olan rastgele sayı üretmeye yardımcı olan rand fonksiyonundan bahsetmeye çalışacağım bu yazımda sizlere.Bismillah diyelim ve başlayalım.Her programlama dilinde olduğu gibi Matlabde de rastgele sayı üretmeye sağlayan bir fonksiyonumuz bir metodumuz mevcuttur.Devamını Gör-->
17 Matlab Programlama 17 Matlab de Kullanıma Hazır Fonksiyonlar Ve İşlevleriMerhabalar herkese. Matlab derslerimizin 13. sü ile yolumuza devam ediyoruz. Bu dersimizde sizlere Matlab'in pek çok hazır fonksiyonundan ve işlevlerinden bahsetmeye çalışacağım.O zaman Bismillah diyelim ve yolumuza koyulalım.1 SAYI YUVARLAMA FONKSİYONLARIMatlab de ondalık sayılar üzerinde işlem yapabilmek için bize kolaylık sağlayan 4 tane fonksiyon vardır. Bu fonksiyonlar fix, round, ceil ve floor'dur.Devamını Gör-->
16 Matla…